Niyet ve Namazdaki Niyetimiz

Dini konular, kafanıza takılan sorular, konuşulmasını arzu ettiğiniz meseleleri burada paylaşabiliriz.
Kullanıcı avatarı
desti-gul
Aktif Üye
Aktif Üye
Mesajlar: 92
Kayıt: Pzt Ağu 31, 2009 1:00 am

Niyet ve Namazdaki Niyetimiz

Mesajgönderen desti-gul » Cmt Mar 03, 2012 9:03 pm

Niyet

Niyet; yönelme, kasıt ve kesin karar anlamına gelir. Namazda niyet, namaz kılanın sadece yüce Allah'ın emrini yerine getirip O'nun rızasını kazanması, O'na yönelip yaklaşması manasına gelir. Namaz kılanın hedefi, Allah'ın emrini ve kendi sorumluluğunu yerine getirmekten başka bir şey olmamalı.

Bir Müslüman, bütün işlerinde, özellikle ibadetlerde, Allah’a yakınlaşma niyetini esas almalıdır. Yani; Allah rızası için ve O’na yakınlaşma maksadıyla ibadet etmelidir; riya gösteriş veya diğer başka hedefler için değil.

Niyet, namazın rükün ve temel esaslarındandır.
Namaz kılan, bu amacı ve yönelişi namaz boyunca sürdürmelidir. Niyetsiz veya maddî ve kötü niyetlerle yapılan amellerin hiç bir değeri yoktur.

Kur'an-ı Kerim'deki "Allah yolunda" tabiri, bir çok işlerde, namaz, cihad, infak ve... kullanılmıştır. Yani bu amellerin, sadece Allah için ve Allah yolunda olması gerekir.
Amellerin kabul edilmesinin şartı, niyettir, eğer ibadetlerimizde halis niyetimiz olmazsa, yaptıklarımızın karşılığında Allah'tan sevap beklememiz boşunadır. Yüce Allah, sadece ihlas ve samimiyetle yapılan ibadetleri kabul eder.

Eğer niyet, halis ve ilahî olursa, yapılan işler, az ve küçük olsa da büyük ve değerli olur, ama kötü niyetlerle ve Allah'ın rızası gözetilmeden yapılan çok işin hiç bir değer ve faydası olmaz.

Bu konuda İmam Cafer Sadık (r.a) şöyle buyuruyor:
"Yüce Allah, ilâhî hedef ve gayeyle yapılan çok küçük bir ameli, halkın gözünde büyütür, ama gösteriş ve halkın dikkatini çekmek için yapılan büyük ve fazla ameli halkın gözünde küçültür."

Demek ki, ibadet ve işlerimizi Allah rızası için yapmalıyız. Kalpler Allah'ın elindedir, izzet, şeref, itibar ve sevgi veren O'dur. Yüce Allah lâyık ve halis kullarını kesinlikle unutmaz, onların sevgisini halkın kalbine sokar; onlara yücelik ve üstünlük verir.

O hâlde, ibadet ve namazlarımızda gözeteceğimiz tek hedef Allah olmalıdır, halk değil. Allah'tan başka biç kimsenin kalbimize girmesine izin vermemeli ve halkın beğenisini kazanmaktan daha çok, Allah'ın beğeni ve rızasına önem vermeliyiz.

Elbette ki niyet ve amelde samimi ve ihlaslı olmak çok zor ve de ağır bir şeydir; şeytan, çeşitli hile ve desiselerle, Allah'ın rızası dışındaki hedeflerin kalplerimize girmesi için çalışmaktadır. Ama biz, her işimizi Allah rızası istikametinde yapabilmek için şeytan ve nefisle mücadele etmeliyiz.

İmam Ali (r.a) şöyle buyurmuştur:
"İşin, ilmin, düşmanlık ve nefretin, alıp almaman, konuşup konuşmaman sadece Allah rızası için olmalıdır."

Eğer insan, bütün işlerine rabbanî bir renk verirse, ibadet olmayan işleri de ibadete dönüşür, çünkü bütün hayatı rahmanî ve rabbanî bir renk almıştır.

Niyet, namazın bütünüyle her zaman ve her yerde, Allah için olması anlamına gelir. Böyle olmadığı takdirde, namaz ve niyet batıl ve geçersiz sayılır.

Hatta insan, namaz kılacağı mekân ve zamanla ilgili olarak veya namazını farklı bir şekilde kılarken Allah'tan başka bir amaç taşırsa, ameli yine batıl olur. Mesela insan, birisi için camiye gider, riya ve gösteriş için cemaat namazına katılır veya halk görsün diye rüku ve secdelerini uzatırsa bütün bu yaptıkları boşunadır ve 'niyetteki ihlas'la uyuşmaz.

Allah için çalışan bir insan yorulmaz, ümitsizliğe kapılmaz, halkın ilgisizliğinden dolayı üzülmez, başkaları teşvik etmedi diye zaaf göstermez. Samimiyet, insana öyle bir güç ve kuvvet verir ki, bu sayede insan hiçbir zaman ve hiçbir yerde yorgunluk, ye's ve ümitsizliğe düşmez, iyi ve hayırlı işlere yönelir.

İmam Ali (r.a) şöyle buyurmuştur:
"İhlasla yapılan ameller hariç, diğer bütün ameller, faydasız, kof ve batıldır."
Görünürde birbirine benzeyen iki işten hangisinde taşınan niyet daha halis ve daha iyi olursa, onun değeri daha fazla olur. Mesela, birisine bıçak çekenle, cerrah bir doktor, insanın karnını yarma konusunda aynı işi yapmaktadırlar; ama birincisi zindana götürülür, diğerine ise para verilip teşekkür edilir. Çünkü birincisinin amacı düşmanlık ve adam öldürmektir, ikincisi ise iyilik, sevgi ve yaşatmak amacıyla bu işi yapıyor!

Demek ki niyet, bütün ibadetlerin mayasıdır. Hz. Ali'nin (a.s) buyurduğu gibi:
"Niyet, yapılan işin esasıdır."

Aynı şekilde yan yana namaz kılan iki insanın görünürde yaptıkları iş aynı olabilir; ancak daha ihlaslı niyet taşıyan kimsenin namazı, daha değerli ve daha makbul sayılır.

Kaynak, Muhsin Kıraati, "En iyi dost: Namaz"

“İslami Bilgi ve Kaynaklar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir