Evlilikte Erkekte Aranacak Vasıflar

İslam'da ahlakı iman'dan ayırmak mümkün değildir. Zira bütün Kur'an emirlere boyun eğmek imanın gereğidir. Bu emirlere uymakla da en üstün ahlaki değerler elde edilir. "Müminlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlakı en iyi olanıdır." (Buhari, Edeb, 39)
Kullanıcı avatarı
poslu
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 624
Kayıt: Cum May 05, 2006 1:00 am
Konum: Bursa
İletişim:

Evlilikte Erkekte Aranacak Vasıflar

Mesajgönderen poslu » Prş Nis 19, 2007 8:36 pm

1 - Erkeğin dindar olması:

Bir müslüman kadının, evlenecek erkeğinden araması gereken ilk şart budur. Nitekim müslüman erkek de eşinde bu vasfı arayacaktır.

2 - Erkeğin fâsık olmaması:

Fâsık, haramları açıktan işlemeye devam eden kimsedir. Bir müslüman kızı, böyle biriyle evlenirse mutlu olamaz. Haramdan korunan, güzel huylu erkeği bulup onunla evlenmeye çalışmalıdır.

Bunlardan başka daha muhtelif güzel hususiyetler de aranabilir. Ama önce dindarlık ve huy güzelliğine bakılmalıdır. Bunlar olmayınca, müslüman kızı için diğerleri fazla kıymet ifâde etmez. Peygamber Efendimizin bu husustaki tavsiyesi şöyledir:


"Dinini ve huyunu beğendiğiniz biri size (kız istemeye) gelince, onu evlendiriniz. Eğer yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve fesad çıkar" (el-Câmiu'1-Kebîr (Tirmlzî), 2/381 (K. en-Nikâh, 3/1085); el-Beyhakî: es-Sünenü'l-Kübrâ, Beyrut-1994, 7/132. (K. en-Nikâh, Hd. 13481).).

Küfüv (denklik) meselesi:

Erkeğin; İslâmiyet, dindarlık, hürriyet, neseb, mal ve sanat bakımından, alacağı kızdan aşağı seviyede olmamasına 'Küfüv' denir ki, bunların lüzum ve hususiyeti, üçüncü kısımda ayrıca açıklanmıştır. Küfüv (kefâet), erkeğin bu belirtilen hususlarda kadından üstün veya aynı seviyede olmasıyla, eşler arasında denkliğin sağlanması demektir. Bundan maksad ise, eşlerin birbirine karşı eziklik içinde kalmadan, nefisleri incinmeden, gönül huzuru içinde evlilik hayatı sürmeleri, arlanma ve alınma ihtimâlinden uzak kalmalarıdır. Bunun için küfüv, kadın tarafından erkekte aranır, bu noktalarda erkeğin eşinden aşağı kalmaması tercih edilir. Şu kadar ki, bunlar evlenmenin şartı değil, fakat varlığı lüzumlu olan şeylerdir. Bu hususlar içinde en mühimi, erkeğin dindarlığıdır. Meselâ namaz kılmayan, içki içen, kumar oynayan bir erkek, namaz kılan ve haramlardan korunan 'sâliha' bir kızın küfvü -dengi- olamaz. Şu halde dindar kızlar, dinî farzları terkeden, haramlardan çekinmeyen fâsık kimselerle ev-lenmemelidir.

Küfr (kâfirlik) meselesi:

Küfr, dinden çıkmaya sebep olan inanç, söz ve davranış demektir ki, küfre giren kimse İslâm'dan çıkıp kâfir olur. Böylesine 'Mür-ted' denir. Meselâ, îmanın şartlarından birini inkâr etmek veya zina, şarap, kumar gibi kat'î haramların haramlığmı inkâr yahut 'zarûrât-ı diniyye'den olan namaz, oruç, zekât gibi farzları inkâr ve tahkir etmek, kişiyi imandan çıkarır. Böyle hâllerle ve benzeri durumlarla küfrünü açığa vurarak müslümanlıktan ayrılıp mürted -kâfir- olan kimseler; müslüman ismini taşısalar da, kadın olsun erkek olsun, İslâm dairesinde asla evlenemezler. Bunların evlilikleri dînen sahîh olmaz; evlenmiş olsalar nikâhlı sayılmayıp, bu işleri nikâhsız birleşme olur. Ancak, tevbe edip imanını tazeleyerek, yeniden İslâm'a dönenler hâriç. Onlar bu dönüşten sonra nikâhlanabilirler.

Sözün kısası, dinden çıkan mürtedin, bir müslümanla veya herhangi bir kâfirle hattâ kendi gibi bir mürtedle evlenmesi bile caiz değildir; böyle bir muamele İslâm hukukunda asla sahîh değildir (el-Mebsût, 5/48.). Müslüman bir erkek, müslümandan başka bir de ehl-i kitab (hıristi-yan veya musevî) kadınla evlenebilirse de -bu da mekruhtur- diğer mürted, müşrik, putperest veya dinsiz kâfirlerle evlenemez. Müslüman kızı ise, müslümanlar dışında hiçbir kimseyle evlenemez.

Tenbîh:

Zamanımızda, nikâh şartlarını taşımayan, müslüman kimselerin kendisiyle evlenmesi caiz olmayan kimseler çoğalmıştır. Müslüman aileler bu noktaya dikkat etmeli, evlâdını sahîh olmayan bâtıl nikâhla evlendirmekten şiddetle sakınmalıdır. Aksi hâlde bunun vebali ve günahı büyüktür. İslâm'daki evliliğin şartlarından biri de, müslü-manm müslümanla evlenmesidir. Evlenecek adayların, îmanın şartlarına inandıkları, mü'min oldukları malûm olmalıdır. Bunun için, îmanın ve İslâm'ın şartlarını gerektiği kadar öğrenip inanmış olmak lâzımdır. Bir kimsenin müslüman kalabilmesi için, kesin farz ve haramlara da inanması, bunları inkâr etmemesi dinî bir zarurettir.

Kitâbiyye, yâni hıristiyan veya yahûdî dinindeki bir kadın ile evlenme durumunda olan bir müslüman da, aile ocağında İslâmî-millî hayatı sarsmamak şartıyla bu işi yapmalıdır. Bu mühim hâkimiyeti koruyamayacak kimse ehl-i kitapla evlenirse günahkâr olur. Müslüman erkek, ya aldığı gayr-i müslimenin müslüman olmasma vesile olmalı yahut onun müslüman ailesini tahribine fırsat vermemelidir. Bunu beceremeyecek olan kimse, kitâbiyye ile evlenmemelidir. Maalesef zamanımızda, bu hususta büyük gafletler ve İslâm ailesini eriten üzücü neticeler görülmektedir. Bu hususlarda müslümanlann, dikkatli ve uyanık olması lâzımdır.

Baştanberi önemle belirtildiği gibi, evlenecek olan müslüman eşler arasında, öncelikle dindarlık ve güzel ahlâkın aranması lâzımdır. Bu vasıflar, eşler arasında en mühim ve ortak anlaşma noktasıdır. Bu hususu dikkate almadan, servet ve şöhret, zahiri itibar peşinde koşarak, gerekli İslâmî niteliklerden uzak kimselerle, sırf maddî ihtiraslarla evlilik kuranlar aradıkları aile saadetini bulamadıkları gibi, İslâm ailesinin gelişmesine de engel oluştururlar. Eşlerin ruhî anlaşmalarını sağlayan müşterek güzel hâller gözetilmeden, geçici menfaatler uğruna harcanmaktan sakınmalıdır. Müslümanlar, bahtiyar müslüman ailesinin çoğalması için çaba göstermeli, geçici ve aldatıcı heveslere kapılmamalıdır.

Gençlik ve Evlilik
Yusuf Özcan
Resim
Kullanıcı avatarı
Seriyye
Fanatik Üye
Fanatik Üye
Mesajlar: 1090
Kayıt: Çrş Oca 31, 2007 1:00 am

Mesajgönderen Seriyye » Prş Nis 19, 2007 9:25 pm

evlenecek kzı kardeşlerimiz... poslu kardeşimizin bu paylaşımını dikkate almanızda fayda var...

poslu emeğine sağlık kardeşim..
кєνѕєя σяg. αвιѕι

Suskunluğum Asaletimdendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var,
Ama Bir Lafa Bakarım Lafmı Diye, Birde Lafı Söyleyene Bakarım ADAM Mı Diye!
Kullanıcı avatarı
merwwe__
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
Mesajlar: 348
Kayıt: Pzt Mar 26, 2007 1:00 am

Mesajgönderen merwwe__ » Cum Nis 20, 2007 11:25 am

AİLE VE GEÇİMLE İLGİLİ KULAKLARA KÜPELER

"İnsan ömrünün din seçmekten sonra en önemli olayı, iyi bir eş seçimidir."

"Haramlardan sakınan müslümana göre evlilik, aşkın meyvesi değil; aşk, evliliğin meyvesidir."

"Evlilikte başarı, yalnız aradığı kişiyi bulmakta değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktadır."

"Âileyi, evliliği sürdüren vücut değil, ruhtur."

"Âile, zamanın gittikçe kuvvetlendireceği tek bağdır."

"Bir karı-kocanın tartıştıklarını görürseniz, kadını savunun, çünkü kocanın savunulmaya ihtiyacı yoktur; o her zaman haklıdır."

"Her yanda evi olan adamın, hiçbir yerde evi yoktur."

"Beşiğindekini ağlatan âile gülmez."

"Bir âileyi idâre etmek, bir devleti idâre etmekten hiç de kolay değildir."

"Âile, kralların bile giremediği bir kaledir."

"Evlilik huzur bulmak içindir, didişmek için değil!"

"Biraz çaba göstererek iyi geçinmek varken, huysuzluk etmek akıl kârı değildir."

"Sen kocana câriye ol ki, o d a sana köle olsun. Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun."

"Evlilerin en çok yapmaları gereken şey, iyi niyetle iletişimdir, konuşmaktır."

"Sevgi ve saygı karşılıklıdır."

"İyilikle halledilebilecek bir şeyde zora başvurmak yanlıştır, zulümdür."

"Her insanın sabrının bir sınırı vardır, bunu zorlamamak gerekir."

"Akıllı insan, evliliğini cennet edecek bir biçimde davranmaya çalışır ve evliliğini cehenneme dönüştürecek davranışlardan uzak durur."

"Sayılmak istiyorsanız, saymayı öğrenmeniz gerekecektir. Sevilmek istiyorsanız sevmeyi öğrenmeniz gerekecektir."

"Hep karşımdaki değişsin, diye düşünmek yanlıştır. Güzele doğru karşılıklı değişmek lâzımdır."

"Hanımın ilk görevi güler yüzlü olmaktır."

"Biz herkese iyilik etmiyor muyuz? Başkalarından önce kendi âilemize karşı iyi olmamız lâzım."

"Nasıl ki biz kusursuz olamıyorsak, karşımızdakinin de kusursuz olamayacağını peşinen bilmeli ve kabullenmeliyiz."

"Dünya cennet değildir, elbette problemler olacaktır."

"Mutlu olmak için önce sabırlı olmak gerek."

"Her istediğini söyleyen, istemediğini işitir."

"Eşler birbirleriyle anlaşabilmek için gayret göstermelidir."

"Mesele kendimizi samimi olarak tenkit edebilmektir. Karşımızdaki bizi bir konuda suçluyorsa, onun zıddını ispat etmek bize düşer."

"Evlilikte ana kural, karşılıklı olarak kişi onuruna saygı gösterilmesinin gerekliliğidir."

"Eşler birbirleriyle didişmek yerine, birlikte gelişmek için uğraşmalıdırlar."

"Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik, onların annesini sevmektir."

"Saygı, sevgiyi besleyen ve geliştiren, saygısızlık da, sevgiyi öldüren bir etkendir."

"İnsanı insana sevdiren, tatlı dil, güler yüz ve güzel davranışlardır."

"Huzursuz bir âile, en çok çocukları yıpratır."

"Eşini üzen, ezen, hırpalayan insan, onu mutsuz ettiği zaman kendisi mutlu olamaz, bunu unutmamalı."

"Sinir harbi her iki taraf için de rahatsız edicidir."

"Saygı ve sevginin olmadığı bir yuva kime, ne verebilir?"

"Yalnız kendini düşünen insandan, mümkün olduğu kadar uzağa kaç."

"Dozunu aşmayan kıskançlık güzeldir ve sevgi ifâdesidir."

"Aşırı kıskançlık ve diktatörlük evlilikte mutluluğu engeller."

"Eşler arasında ortak ilgi ve alâkaların olması, onları birbirlerine yakınlaştırır."

"İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar."

"Eşler, 'hatâ karşıdadır' peşin hükmü yerine; 'acaba benim hatam nedir?' diye düşünebilselerdi problemlerin halli çok daha kolay olurdu."

"Hayatımızın bir yönünü İslâm'a göre, bir yönünü nefsimize göre yaşamak yanlıştır."

"Âile hayatında her müslüman erkek Rasûlullah'ı, her müslüman kadın da O'nun değerli hanımlarını örnek almalıdır."

"Huzurlu bir yuvada yaşamak, ancak karşılıklı fedâkârlık ile mümkündür."

"Evlilik İslâm'a hizmete engel değildir ve olmamalıdır."

"Evlilik geçici duygular ve imkânlar üzerine değil; iman ve ahlâk güzelliği üzerine kurulmalıdır."

"Yüzü güzelden kırk günde bıkılır, ahlâkı güzelden kırk yılda bıkılmaz."

"Eşinizin ve çocuklarınızın sevgisini kaybetmek istemiyorsanız, onlara asla kötü söz söylemeyin, hakaret etmeyin."

"Eşinize ve çocuklarınıza iltifat etmek, onları mutlu etmenin bir yoludur."

"İyilik eden hem dünyada ve hem de âhirette kârlı çıkar."

"Eşler birbirlerine olan saygılarını kaybetmemeye dikkat etmelidirler. Saygının bittiği âilede pek çok şey bitmiş demektir."

GÜLÜMSE... Fakat cenneti kazanmışçasına değil, doğduğun güzel fıtrat için...

“Ahlak” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir