edep edep edep

İslam'da ahlakı iman'dan ayırmak mümkün değildir. Zira bütün Kur'an emirlere boyun eğmek imanın gereğidir. Bu emirlere uymakla da en üstün ahlaki değerler elde edilir. "Müminlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlakı en iyi olanıdır." (Buhari, Edeb, 39)
Kullanıcı avatarı
fatihbugra
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 4
Kayıt: Cum Mar 09, 2007 1:00 am

edep edep edep

Mesajgönderen fatihbugra » Cmt Mar 10, 2007 11:09 pm

NASİHAT
edep




“Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi kuranla uyarmaktan vaz mı geçelim?”
(sure-i zuhruf 5)
Ne kadar isyankâr olursa olsun insana nasihat gereklidir.
İnsan uyarılmalıdır.
Haddi aşan bir kavimde olsa Kur’an ile uyarılmalıdır. Katâde diyor ki bu ayetin tefsirinde:
-“İsyanda ileri gittiniz diye, sizi kendi halinize mi bırakalım?
Sizi hayvanlar gibi mi kabul edelim?
Bundan dolayı kuran ile size öğüt vermeyelim mi?
(Tefsiri taberi 4/2146)
Firavuna bile öğüt vermeyi emreden Allah, onun iman etmeyeceğini de biliyordu….
Rasülü erem s.a.v efendimiz, tebliğ görevini azılı kafirlere bile yapıyordu. ..
Meşhur bir vâiz kasabaya gelir halk onun vaazlarına büyük ilgi gösterir. Vaizin nâmını duyan bir eşkıya kılık değiştirip camiye gelir. Vaazı dinler. Millet vaazda çoşuyor, ağlıyor. Eşkiyada hiçbir duygulanma yok.
Vaazdan sonra hocaya yaklaşıyor, diyor ki:
-Hocam! Ben senin anlattıklarından hiçbir şey anlamadım. Kafama girmedi.
Hoca eşkıya’nın durumunu anlar ve Sorar
- Ağam! Sen hiç ayı vurdun mu?
- Tabii
- Ayı yağlı hayvanmış, kurşun bedenine kolay girmezmiş ve bir kurşunla devrilmezmiş derler doğrumudur?
- Evet. İyi nişan alacaksın ve üst üste kurşun atacaksın. Hoca tam aradığı cevabı alınca eşkıya’ya şöyle tavsiyede bulunur.
- Sorunun cevabını kendin verdin. Zahmet et birkaç defa dersimize gel. Bir defa ile olmaz….
Şâki vaazlara devam eder.
Epey zaman vaazlara devam ettikten sonra birgün hocaya yaklaşır ve şöyle der.

-Hocam! Hani o yağlı ayı vardı ya, üst üste yediği kurşunlarla devrildi….
İşte nasihatın önemi
Yeter ki nasihatı iyi yapabilmeli rasülüllah efendimiz şöyle buyuruyor


<<Allah>>
Acaba bu emri peygamberîye riâyet ediyormuyuz?
Cenâb-ı Hakkı kullarına sevdirmek için ne gibi çalışmalar yapıyoruz?
Biri, beyazıd-i bestâmi hazretlerine gelip şöyle dedi: Bana öyle bir nasihat etki kurtuluşuma vesile olsun. Buna cevabende beyazıd-i bestâmi hazretleri “şu iki cümleyi hatırında tut. İlim olarak bunu bilmen sana kâfidir. Hazreti Allah benim yaptığım her şeyi görmektedir ve allah’ın benim amelime ihtiyacı yoktur.” de.
Böyle düşüncelerle, tefekkür ile hedefe varalım.
Hem kendimizi hemde etrafımızı aydınlatalım.
Biz düzelirsek neslimizde düzelir.
Edebe sıkı sıkı sarılalım.
Edepli insan olmak itibarlı insan olmaktır.
Edeb hakkında ne güzel söylemişler:
- İnsan ve hayvan arasında fark edebtir.
- Edeble süslenmeyen akıl silahsız kahramandır.
- Edebi olmayanın güvenilir ilmi yoktur.
- Hakiki güzellik ilim ve edeb güzelliğidir, insanın zineti edebinin tamamıdır.
- Babası ölen değil, ilim ve edebi olmayan yetimdir.
- Ruhen yükselmek ancak edeble mümkündür.
- Sohbet bir cesettir, edebse o cesedin ruhudur.
- İmanın hakikatına ermek için yakîn bilgi, yakîn bilgi için ihlaslı amel. İhlaslı amel için farzları eda. Farzları edea için sünneti tatbik, sünneti takbik etmek içinde edebi korumak lazımdır.
- Edeb insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır.
- Her şey çoğaldıkça ucuzlar, fakat edeb çoğaldıkça değeri artar.
- Üstazının edebi ile edeblenmeyen, sünnet ve hadisle edeblenemez. Sünnet ve hadisle edeblenmeyen de ayet ve kuranla edeblenemez.
- Edeb sünneti Rasülüllaha uygun hareket etmektir. Edebten daha üstün şeref yoktur. Edeb kaidelerinin en alt derecesi bir kimse cehaletini sezdiği yerde durup onu gidermesidir. İlim elde etmek isteyen edebli olsun. İyi amel sahibi olmak isteyen edebli bir şekilde ilim sahibi olmaya baksın.
Rasülüllah (s.a.v) şöyle buyuruyor:
“Davud aleyhisselam bir defa Rabbi ile konuşurken:
Ya Rabbi! Kullarının hangisi sana daha sevimlidir ki onu senin sevginle seveyim? Diye sordu hazreti Allah








“Ey Davud ! kullarımın bana en sevimlisi:
Kalbi temiz, elleri temiz, kimseye bir kötülük yapmayan, dedi kodu yapmayan, dağlar kaysada o islam’da sebat edip ayrılmayan kimsedir. Sen beni sev. Beni seveni sev ve beni kullarıma sevdir. “


Bunun üzerine Davut aleyhisselam:
- Yarabbi! Şüphesiz sen biliyorsun ki ben seni seviyorum. Seni seveni de seviyorum. Fakat seni kullarına nasıl sevdireyim? Deyince hazreti Allah şöyle buyurdu:

“Ahlak” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir