İncittiğiniz insanın bedduasından korkun

"Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu!"...Dua, dilimizin sonsuzluğa değdiği andır. Dua, kalbimizin Rabbimize komşu olduğu mekandır. Dua varlığımızın ötelere taşıdığı alemdir. Dilimizin ve kalbimizin dua ile güzelleşmesi temennilerimizle..
Kullanıcı avatarı
merwwe__
Tiryaki Üye
Tiryaki Üye
Mesajlar: 348
Kayıt: Pzt Mar 26, 2007 1:00 am

İncittiğiniz insanın bedduasından korkun

Mesajgönderen merwwe__ » Pzr Haz 17, 2007 5:35 pm

Efendimiz (sas) Hazretleri redde uğramayacak üç duadan söz eder. Bu üç duayı da şöyle sıralar:
1- Ana babanın çocukları hakkındaki duaları.

2- Misafirin ev sahibi hakkındaki duası.

3- Mazlumun zalim hakkındaki duası.

İşte bu üç duaya ehemmiyet vermeli, bu duaların bedduaya dönüşmemesine dikkat etmelidir. Aksi halde redde uğramayan bu üç dua, eninde sonunda bir sebeple kabul olur. Hem de kitapların tarifine göre namludan çıkan kurşun gibi hedefini bulur, muhatabını vurur.

Özellikle yapılan zulmün, haksızlığın, kırıcı ve incitici baskı ve dayatmaların sonunda kırık gönülle mazlumun yaptığı bedduasından korkulmalıdır.

Çünkü kırık gönüllü mazlumun duasının arşa kadar yükselip Rabb’imizin manevi huzuruna engelsiz ulaştığı hadislerle de hatırlatılmıştır.

İrşat kitapları mazlumun kırık gönülle yaptığı beddualardan örnekler verir, ibret almamız için ikazlarda bulunur. İsterseniz böyle ibret alınacak bir kırık gönüllü mazlum duasından örnek vereyim sizlere.

Horasan’ın meşhur valisi Abdullah bin Tahir, muhterem ve mübarek bir idarecidir. Ancak yönetime geçince ister istemez hatalar da yapar, zulüm de işler. Nitekim bir gece mahallede rahatsızlık verip şikâyetlere sebep olan bazı başıboş kimseleri toparlayıp valinin huzuruna çıkarmak üzere önlerine katarak götüren bekçiler, bir ara bir suçlunun sokaklardan birine dalarak kaçtığını görürler. Peşine düşen bekçiler sokakta önlerinde yürüyen Heratlı masum bir demirciyi, kaçan sendin, diyerek yakalayıp suçlular arasında valinin huzuruna çıkarırlar. Geceleri halkı rahatsız eden bu suçlulara olan kızgınlığı sebebiyle ayırım yapmadan, soruşturma gereği duymadan emir veren Abdullah bin Tahir:

- Bunların hepsini de atın zindana. Akılları başlarına gelinceye kadar kalsınlar orada!. Geceleri halkı rahatsız edip de şikâyetlere sebep olmak neymiş anlasınlar, der.

Böylece akşam geç vakte kadar çoluk çocuk rızkı için çalışmaktan yorularak evine dönmekte olan Heratlı demirci de suçlular arasında zindanı boylamaktan kurtulamaz. Üzerine kapatılan zindan kapısının arkasından kırık gönülle yaptığı bedduası ise şundan ibaret olur:

- Rabb’im, der. Beni evimde uyutmayanları sen de evlerinde uyutma. Sabahlara kadar onlar da uyuyamasınlar yataklarında!.

O sıralarda evinde yatağına uzanan vali ise, daha gözlerine uyku girer girmez müthiş bir sarsıntı ile uyanır. Hemen fırlar yatağından, bakar ki deprem filan yok. Şükürler olsun rüyaymış, diyerek tekrar uzanır yatağına. Ne var ki yine gözünü kapar kapamaz aynı sarsıntı başlar. Yine fırlayıp sağa sola bakar.. Derken sabahlara kadar mazlum demirci zindanda nasıl uyumazsa zalim vali de evindeki yumuşak yatağında öyle uyuyamaz...

İnsaflı vali, sabah olunca, “Bunda bir hikmet olabilir, birine bir zulüm mü yaptım acaba?!”, diyerek hapishane müdürünü çağırtıp sorar.

- Bu gece sabaha kadar uyuyamadım. Bir mazlumun bedduasını mı aldım acaba, der. Müdür Bey kendisinin de işittiği bir mahpusun duasını anlatır.

- Rabbim beni evimde uyutmayanları sen de evlerinde yumuşak yataklarında uyutma, diye dua eden bir demirci vardı hapishanede..

- Hemen o demirciyi getirin buraya, der. Vali, huzuruna getirttiği demircinin suçsuzluğunu öğrenince özür dileyerek serbest bırakırken tembihini de şöyle yapar:

- Başına böyle bir iş gelirse hemen beni ara!.

Demirci cevabını beklemeden verir:

- Seni neden arayayım? Bana zulmeden sen değil misin? Ben seni değil, beni senin zulmünden kurtaranı arar, müracaatımı yine O’na yaparım. Zira O (cc), senin evini sabahlara kadar başına yıkacak halde sallamasaydı sen yine beni aramayacak, zulmünü sürdürmekten geri kalmayacaktın.

Mazlum demirci çıkıp giderken, insaflı valinin gözyaşlarını tutamadığı görülür...

AHMET ŞAHİN
GÜLÜMSE... Fakat cenneti kazanmışçasına değil, doğduğun güzel fıtrat için...
Kullanıcı avatarı
Seriyye
Fanatik Üye
Fanatik Üye
Mesajlar: 1090
Kayıt: Çrş Oca 31, 2007 1:00 am

Mesajgönderen Seriyye » Pzt Haz 18, 2007 9:38 am

Allah razı olsun kardeşim.. emeğine sağlık..
кєνѕєя σяg. αвιѕι

Suskunluğum Asaletimdendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var,
Ama Bir Lafa Bakarım Lafmı Diye, Birde Lafı Söyleyene Bakarım ADAM Mı Diye!
Kullanıcı avatarı
erdal58
Usta Üye
Usta Üye
Mesajlar: 199
Kayıt: Cmt May 19, 2007 1:00 am
Konum: istanbul

Mesajgönderen erdal58 » Pzr Tem 08, 2007 8:43 pm

:(
Men samete neca
Kullanıcı avatarı
elif12
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 7
Kayıt: Cmt Tem 28, 2007 1:00 am

Mesajgönderen elif12 » Cmt Tem 28, 2007 2:17 pm

Allah razı olsun kardeş...
www.akhtefs.com
Tefsir ve hadsi dersleri kaçırmayın çok faydalı....
Kullanıcı avatarı
igra
Aktif Üye
Aktif Üye
Mesajlar: 112
Kayıt: Pzt Tem 23, 2007 1:00 am

Mesajgönderen igra » Cmt Tem 28, 2007 8:59 pm

"Mazlumun duasın(ı almak)tan sakın. Zira onun duası ile Allah arasında (hiçbir) perde yoktur".
Bilerk veya bilmeyerek birine zulüm etmekten Rabbima sığınıyorum.
Allah razı olsun.
Uçmalıyız seninle,tan yeri ağarınca,
Kanatlarımızıda kırabilirler değilmi?
Onlar güçlü olsalar da -bizim-
Rabbimiz var,bize yeter değil mi?
Kullanıcı avatarı
zumra
Aktif Üye
Aktif Üye
Mesajlar: 63
Kayıt: Cmt Tem 28, 2007 1:00 am
Konum: sevginin,dosluğun bol olduğu diyardan

Mesajgönderen zumra » Cmt Tem 28, 2007 10:09 pm

ibret alınacak bir paylaşım
allah razı olsun kardeşim
Kullanıcı avatarı
rumuznedime
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 22
Kayıt: Sal Ara 16, 2008 1:00 am

Mesajgönderen rumuznedime » Sal Oca 06, 2009 2:12 pm

selamınaleyküm inşallah hepimizde allahın huzurunda duaları kabul olan kullarından oluruz

“Dua” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir